fbpx
REZERVASYON:+90 216 322 22 50

Tarihçe

Tarihçe

Cennetin ilk tasviri Dilmun uygarlığı, bölgede ilk izlerine MÖ. 4000 yıllarında rastlanan çok gelişmiş bir ticaret kolonisi. Her ne kadar Dilmun’un sınırları bilinmese de, Bahreyn, Kuveyt ve Suudi Arabistan arasında olduğuna dair ortak bir kanı var.

Güneş’in yükseldiği yer olarak tanımlanan Dilmun ‘saf’, ‘temiz’ ve ‘parlak’ bir ülkedir – ne hastalık ne de ölümün bilinmediği bir ‘yaşayanlar ülkesi’. Buna karşın Dilmun’da hayvansal ve bitkisel yaşam için elzem olan tatlı su yoktur. Bunun üzerine Sumer’in büyük su tanrısı Enki, güneş tanrısı Utu’ya yerden tatlı su çıkarmasını ve toprağı doyurmasını emreder. Böylece Dilmun, yeşil, meyve yüklü tarlalar ve çayırlarla kaplı tanrısal bir bahçe haline gelir. Bu tanrı cennetinde Sumerler’in büyük ana-tanrıçası Ninhursag (olasılıkla Toprak Ana’nın kökeni) sekiz bitki filizlendirir.

Dilmun şu sözlerle anlatılıyor:

“Dilmun’da kuzgun sesini çıkarmaz,

İttudu kuşu, ittudu kuşu sesi çıkarmaz

Aslan öldürmez

Kurt kuzuyu kapmaz,

Oğlakları yutan yabani köpek bilinmez(…)

Güvercin başını eğmez

Gözü ağrıyan ‘gözüm ağrıyor’ demez,

Başı ağrıyan ‘Başım ağrıyor’ demez